Sık Sorulan Sorular

PET/BT Hakkında Sıkça Sorulan Sorular


Tetkikin doğru sonuç verebilmesi için PET görüntüleme öncesinde dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Hastaların tetkik öncesinde en az 6 saat boyunca aç olmaları gerekmektedir.

Tetkikten bir önceki gün ağır fiziksel egzersiz yapılmamalıdır.

Diyabet (şeker hastalığı) hastalarının PET tetkiki öncesinde diyetlerine özen göstermeleri gerekmektedir. Bu hastaların özellikle tetkikten önceki gün düşük karbonhidratlı bir diyet uygulamaları önerilmektedir.

Diyabet hastaları PET tetkikinin yapılacağı günün sabahında insülin ve oral antidiyabetik ilaçlarını almamalıdırlar.

PET görüntülerinin en doğru biçimde değerlendirilebilmesi için hastaların hastalıklarına ilişkin dosyalarını, daha önce çekilmiş çeşitli filmlerini ve raporlarını (epikriz, film ve patoloji raporları gibi) yanlarında bulundurmaları gerekmektedir.

PET görüntüleme için merkezimize gelen hasta ile görüşme yapılır: Hastalığına ilişkin bilgiler alınır, tetkik sırasında neler yapılacağı ve nelere dikkat etmesi gerektiği konularında hasta bilgilendirilir.

Hastanın kan şekerine bakılır. Kan şekerinin 150 mg/dl düzeyinin altında olması istenmektedir.

Hasta özel bir odada yatırılır ve burada hastaya intravenöz yoldan damar içerisine radyoaktif madde (18F-FDG) enjekte edilir.

Radyoaktif maddenin vücutta dağılması için 1 saat beklenir. Bu süre içerisinde hasta mümkün olduğunca hareketsiz ve konuşmadan bekler.

Bekleme süresi sonunda mesanesini boşaltan hasta çekim odasına alınır. Çekim ortalama 25 dakika kadar bir sürede tamamlanır.

Çekimi biten hasta kısa bir süre ek görüntü gerekip gerekmediğine bakmak üzere bekletilir. Ek çekim gerekmiyorsa tetkik tamamlanmıştır.

PET tetkiki tamamlandıktan sonra hastaların herhangi bir şey yeyip içmesinde ve ilaçlarını almasında sakınca yoktur.

PET görüntülemede hastanın aldığı radyasyon dozu, bilgisayarlı tomografi gibi diğer birçok tetkikte aldığıdan daha yüksek değildir. Ancak enjekte edilen radyoaktif madde nedeniyle enjeksiyondan 8 saat sonrasına kadar hastaların hamile bayanlardan ve küçük çocuklardan uzak durmaları önerilmektedir.

Sintigrafik incelemeler organların işlevleri ile ilgili olduğundan hastaların ilaç kullanımı, sıvı alımı veya açlık-tokluk durumlarından etkilenir. Her tetkik için nasıl bir hazırlık yapmak gerektiği değişiklik gösterir.

Genel olarak bütün hastalardan ilaçlarını ve daha önce hastalıkları ile ilgili olarak yapılmış olan tüm işlemlerle ilgili film ve rapor gibi belgelerini yanlarında getirmeleri istenir.

Kalp sintigrafisi için randevu almış hastalardan tetkikten önce 6 saat boyunca aç kalmaları ve tetkiki etkileyebilecek bazı ilaçları kesmeleri istenir. Diğer sık uygulanan tiroid, böbrek ve kemik sintigrafileri için hastaların aç kalmalarına gerek olmadığı gibi, özellikle böbrek sintigrafisinde hastaların tetkikten önceki 30 dakika içerisinde en az 500 ml (yarım litre) su içmeleri gerekmektedir.

Kemik sintigrafisi için de hastalardan enjeksiyon öncesinde ve sonrasında bol sıvı almaları istenir. Tüm tetkikler için merkezimizde randevu verilirken hastalara nasıl bir hazırlık yapmaları gerekeceği konusunda bilgi verilmektedir.

PET görüntüleme kanser tanısında, evrelendirilmesinde, tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde ve rekürrensin saptanmasında BT/MR gibi yöntemlerden ortalama %9 – %43 daha başarılıdır. İncelenen tüm kanser türlerinde ve hastalığın bütün evrelerinde PET tetkikinin kullanılması hastaların tedavi biçimlerinde %15 – %50 oranında değişikliğe neden olmaktadır.

PET ve BT taramaları, doktorların, vücuttaki hastalık durumlarını belirlemek için kullandığı standart görüntüleme araçlarıdır. Bir PET taraması, anatomik değişiklikler meydana gelmeden önce vücudun biyolojik fonksiyonunu gösterirken BT taraması, ebat, şekil ve lokasyon gibi vücudun anatomisi hakkında bilgiler sunar.

PET/BT entegre görüntüleme sistemleri iki ileri yöntemi bir araya getirerek klinik tanıyı kolaylaştırır. BT ile kesin anatomiyi görmek için hastanın vücuduna bakılabilir. PET teknolojisi ile metabolik aktif odaklar yakalanır.

* Kanser şüphesi olan hastaların tanısı ve kanseri olanların tanısal güvencesi

* Gereksiz biyopsilerin ve ameliyatların potansiyel azalması

* Muayene süresinin kısalması

* Yüksek tanısal doğruluk ve detaylı bilgi sayesinde hasta ve yakınlarında güvence duygusunun gelişmesi.

Nükleer tıp yöntemlerinde en ufak bir yan etki beklemiyoruz. Radyolojide yani röntgen uygulamalarında kullanılan kontrast maddeler, miligram veya milimolar düzeydedir. Nükleer tıpta kullanılan maddelerin düzeyiyse, sentopikogram düzeyindedir. Yani ilaçların milyonda, yüzmilyonda biri düzeyinde madde kullanılmaktadır.

Akciğerdeki bir nodülün kötü huylu olup olmadığından, meme kanseri, baş boyun kanserleri, malign melenom gibi deri kanserlerinden, kolon ve mide kanseri gibi birçok kanserin teşhisinden takibine etkin olarak uygulanmaktadır.

PET taraması, vücut bölgelerindeki kimyasal aktiviteyi tetkik etmenin etkili yoludur. Bazı kanserler, kalp hastalığı ve beyin bozuklukları da dahil olmak üzere, çeşitli rahatsızlıkların belirlenmesine yardımcı olabilir. PET taramasından elde edilen görüntüler, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi diğer tarama yöntemleriyle elde edilenlerden farklı bilgiler sağlarlar. Bir PET taraması veya birleşik BT-PET taraması doktorunuzun rahatsızlığının tanısını daha iyi koymasına olanak tanır. MR ve BT yöntemleri vücudun sadece bir bölümünü görüntülerken PET-BT ile tüm vücut tarama yapılmakta böylece hastalığın yaygınlığı hakkında daha doğru bulgulara ulaşılmaktadır.

PET taramanızda, vücudunuza bir radyoaktif ilaç (izleyici) verilecektir. Maruz kaldığınız radyasyonun miktarı az olup olumsuz etki riski düşüktür. Ancak, bu izleyici:

  • Nadir durumlarda, majör alerjik reaksiyona neden olabilir.
  • Hamileyseniz, doğmamış bebeğinizi radyasyona maruz bırakabilir.
  • Emziriyorsanız, çocuğunuzu radyasyona maruz bırakabilir.

Kullanılan radyoaktif madde damar yoluyla enjekte edilir.

Enjeksiyondan sonra 60 dk’lık bir süre boyunca hasta özel odalarda tam bir istirahat halinde bekletilir.

Bu istirahat süresi sonunda tarama işlemine başlanır.

Tarama alanı kafa tabanı ile uyluk üst kesimi arasında kalan bölgedir.

Tarama süresi hastanın boyuna bağlı olarak 20-25 dk. arasında değişmektedir.

Aynı güne randevu verilip çekime girmeniz mümkün değildir.

Neden?

  1. Çekimde kullanılan radyoaktif madde hasta sayısına göre 1 gün önce sipariş verilir, ona göre radyoaktif madde üretimi yapılır.
  2. Hastaların tetkik öncesinde en az 6 saat boyunca aç olmaları gerekmektedir.
  3. Kemoterapi gören bazı hastalarda kemoterapi bitiminden en az 2 hafta sonra çekim yapılabilir.